Inception (Başlangıç)
"Insomnia (Uykusuz)" filmi ile tanıdığımız sıradışı İngiliz yönetmen Christopher Nolan, "Prestige (Prestij)", "Batman Begins" ve son olarak " The Dark Knight (Kara Şövalye)" şaheserinden iki yıl sonra tamamen kişisel ve etkileyici bir film ile karşımıza çıktı. Inception (Başlangıç), sadece Nolan filmografisinin değil, son on yılın en müthiş filmlerinden biri oldu. 1999 yılında Andy- Larry Wachowski Kardeşler "The Matrix" ile sinemada yeni bir çığır açmışlar, sinema tarihine geçmişlerdi. Inception, yeni bir Matrix dalgası mı? Bence değil. Çünkü Matrix, gerçek dünya- sanal dünya arasında geziyor; seyirciye felsefe yaptırıyordu. Oysa Inception, rüyalar ile ilgili bir film.

Christopher Nolan, "16 yaşımdan beri gerçekleştirmek istediğim en büyük projeydi." diyor. Senaryosu üzerinde on yıl çalıştığını da sözlerine ekleyen İngiliz yönetmenin şüphesiz en iyi filmlerinden biri olmuş. Inception'u, diğer Nolan filmlerinden ayıran en belirgin özelliği ise, senaryosunun özgün olması. Christopher Nolan'ın şimdiye kadar çektiği filmlerin senaryoları hep uyarlama idi.

Filmi özetleyecek olursak; Domm Cobb uluslararsı bir hırsızdır. İnsanların rüyalarına girip bilgi çalar ya da yerleştirir. Cobb'un özel hayatı da mahvolmuştur. Çok sevdiği eşi Mal'u sadece rüyalarında görüyor. Japon iş adamı Saito tarafından tutulan Domm Cobb için artık hiç görmediği çocuklarına geri dönebilmesi için bir şans doğmuştur. Cobb'un yeni görevi, Saito'nun, dünya üzerindeki ekonomik hakimiyetine engel olan Avustralya kökenli bir şirketi çökertmektir. Bunun için de şirketin başındaki yaşlı patron Maurice Fischer'in yerini alacak genç iş adamı Robert Fischer'in aklından bilgiler almak ve yerine yeni bilgiler koymaktır.

Inception, her şeyiyle kusursuz bir film. Görselliği, kurgusu, efektleri, Hans Zimmer'in filmi bir an bile terk etmeyen harika müzikleri ve de oyuncu performansları. Performanslardan söz açılmışken; son yıllarda (özellikle Kanlı Elmas ile beraber) büyük bütçeli ve çok iyi filmlerle karşımıza çıkan Leonardo DiCaprio, belki de Zindan Adası'ndan sonraki en iyi performasını sergiliyor. Bu filmde oynamamış, sanki rolünü yaşamış. Asya sinemasının önde gelen isimlerimden olan ve Son Samuray filmindeki rolüyle Oscar adaylığı bulunan Ken Watanabe yine harika. Fransız oyuncu Marion Cotillard, Cobb'un eşi rolünde, Joseph Gordon Lewitt Domm'un sağ kolu Arthur rollerinde haklarını veriyorlar ve çok başarılı performanslar sergiliyorlar.

Sinema ile ilgilenen, sadece Christopher Nolan ya da Leonardo Di Caprio hayranlarının değil, sinema sever herkesin mutlaka izlemesi gereken bir başyapıt "Inception." 

 

Fethi Utku KARAMAN





Bu Haber Toplam 2463 Defa Okundu | Eklenme Tarihi: 2010-11-08
Yazarlarımız

Osman TATLI
Müslümanlar ve Sinema 3

gulcin Şeker
Şeytanı Gördüm

M. Nadir Tatli
İncir Reçeli

Ayhan Özcimbit
Bu Filmi mutlaka izlemelisiniz; Şanslı Bela
Son Yorumlananlar
Diziler cinsellik Pompalıyor...
İki Dil Bir Bavul...
Bilinçlenme üzerine bir komedi...
Doğan medya center...
Dizilere yönelik eleştiri...
Gökten Zembille İnen Yönetmen:...
  Objectif Ajans